Araç takip sistemi kurduran pek çok işletme, akaryakıt tasarrufu hedefine daha kolay ulaşıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki durmak bilmeyen oynamalar, özellikle filosu bulunan şirketlerin bütçelerini ciddi biçimde zorluyor. Her ay elinize ulaşan yakıt faturaları, kârlılığı doğrudan etkileyen en büyük gider kalemlerinden biri. Bu kabarık faturaları azaltmanın yolu, araçların nerede, nasıl hareket ettiğini anlık bilmekten geçiyor. Bir araç takip sistemi, size tam olarak bu denetim imkanını veriyor. Araçlara takılan küçük cihazlar sayesinde bütün filonuzu harita üstünde canlı izlersiniz. Böylece gereksiz harcamaların önüne geçmeniz kolaylaşır. Bu yöntem, sadece bir maliyet düşürme çabası değil, aynı zamanda işlerinizi daha düzenli ve disiplinli yürütmenin bir yoludur.
Filo masraflarını kabartan gizli düşmanlardan biri rölantidir. Rölanti, aracın durduğu yerde, kontak kapatmadan çalışmaya devam etmesidir. Sürücüler bunu bir teslimat beklerken, telefonla konuşurken veya mola verdiğinde sıkça yapar. Kışın arabayı ısıtmak, yazın da serinletmek için çalışır bırakmak çok yaygın bir alışkanlıktır.
Çoğu sürücü, duran bir arabanın çok az yaktığını düşünür. Oysa araçlar rölantide hiç de azımsanmayacak miktarda yakıt tüketir. Ortalama bir kamyon ya da ticari araç, 15 dakikalık rölantide yaklaşık 1 litre yakıt yakar. Günde sadece 30 dakika fazladan rölanti yapılması, yıl sonunda 700 litreden fazla yakıtın boşa gitmesi demektir. Bu, tek bir araç için geçerli. Filodaki tüm araçları düşündüğünüzde, masraf devasa boyutlara ulaşır.
Yakıt harcaması işin sadece bir yönü. Rölantide çalışan motor, hareket halindeki motordan daha çok yıpranır. Yağlama tam olmaz, motor içinde kurum birikir. Dizel araçlardaki partikül filtreleri (DPF) rölanti yüzünden çok çabuk dolar ve tıkanır. Bu filtrelerin temizliği veya değişimi, yakıt masrafından bile daha pahalıya gelebilir. Yani rölanti, hem depoyu hem de motoru tüketen bir alışkanlıktır.
Araç takip sistemi, bir aracın ne kadar süre rölantide kaldığını tam olarak kaydeder. Siz bir sınır belirlersiniz, diyelim ki 5 dakika. Bir araç, motoru çalışır halde 5 dakikadan fazla durduğunda, sistem size veya filo yöneticisine anında bir uyarı mesajı gönderir. Bu sayede sürücüyü arayıp kontağı kapatmasını isteyebilirsiniz.
Daha da iyisi, ay sonunda her sürücünün rölanti karnesini çıkarabilirsiniz. "Ahmet Bey bu ay toplam 8 saat, Mehmet Bey ise 2 saat rölanti yapmış." Bu veriler elinizde olduğunda, sürücülerle konuşmak, onları bu konuda eğitmek çok daha kolaydır. Kimse, şirketin parasını boşa harcayan kişi durumuna düşmek istemez.
Akaryakıt tasarrufu için en basit kurallardan biri hız yapmamaktır. Arabalar sürat yaptığında, yakıtı adeta içer. Yüksek hız, motorun havayı yarmak için daha çok çalışmasına yol açar. Aerodinamik direnç denen bu fizik kuralı, hız arttıkça katlanarak büyür.
Bir aracın en az yaktığı hız aralığı, genellikle saatte 80 ila 100 kilometre arasındadır. Bu eşiği aştığınızda, tüketim hızla artar. Saatte 120 kilometre hızla gitmek, 100 kilometre hızla gitmekten yüzde 20’ye kadar daha fazla yakıt harcatabilir. Sürücüleriniz ne kadar sık hız sınırlarını aşarsa, yakıt faturanız o ay o kadar yüksek gelir.
Hız, sadece yakıtı değil, lastikleri de daha çabuk eskitir. Yüksek sürat, kaza riskini de artırır. Bir kaza, filonuz için yakıt maliyetinin çok ötesinde bir felakettir. Aracın serviste kalması, işlerin aksaması, sigorta masrafları gibi birçok ek yük getirir.
Araç takip sistemi, belirlenen hız sınırları aşıldığında anında uyarı verir. Hangi yolda hız limiti kaçsa, sistem bunu bilir. Sürücü limiti aştığında hem kendisi sesli bir uyarı duyar hem de yöneticinin ekranına bilgi düşer.
Sistemin izlediği tek şey hız değildir. Agresif sürüş olarak bilinen davranışlar da yakıt düşmanıdır. Bunlar:
Takip sistemleri, bu davranışların hepsini algılayan sensörlere sahiptir. Ay sonunda her sürücüye bir "sürüş karnesi" veya puanı verilebilir. İyi süren, kurallara uyan, yakıtı idareli harcayan sürücüleri bu raporlar sayesinde belirlemek ve ödüllendirmek, bütün filonun sürüş kalitesini yukarı çeker.
Akaryakıt tasarrufu yapmak için aracın mekanik olarak sağlıklı kalması gerekir. Bakımsız bir araç, sağlıklı bir araca göre çok daha fazla yakıt yakar.
Pek çok küçük teknik aksaklık, yakıt sarfiyatını artırır. Tıkanmış bir hava filtresi, motorun rahat nefes almasını engeller ve daha fazla yakıtla çalışmasına yol açar. Eskimiş bujiler, yakıtın tam yanmamasına sebep olur. Doğru çalışmayan bir oksijen sensörü, motora yanlış sinyaller gönderir.
En sık unutulan ama en çok etkileyen faktörlerden biri de lastik basıncıdır. İnik lastik, yol ile daha fazla sürtünme yaratır. Bu sürtünmeyi yenmek için motor daha fazla güç harcar. Sadece birkaç PSI eksik hava bile yakıt tüketimini gözle görülür oranda artırır.
Büyük filolarda hangi aracın bakım zamanının geldiğini takip etmek zordur. Genellikle araçların camına bir sonraki bakım kilometresi yazılır ama bu sıkça gözden kaçar.
Araç takip sistemi, bu işi otomatik yapar. Sistem, her aracın yaptığı gerçek kilometreyi bilir. Motorun tam olarak kaç saat çalıştığını sayar. Bir arabanın yağ değişim vakti yaklaştığında veya periyodik bakım kilometresi dolduğunda, size otomatik olarak haber verir. Bu sayede hiçbir bakım atlanmaz. Sistemler, modern araçların lastik basınç sensörlerinden (TPMS) gelen verileri de okuyabilir. Hangi lastiğin havasının indiğini anında görürsünüz.
Bakımları zamanında yapılan araçlar daha az yakıt yakar, daha az arıza yapar ve yolda kalmaz. Düzenli bakım geçmişi, aracı satarken onun daha değerli bir fiyata gitmesini de sağlar. Bu da dolaylı yoldan bir kazançtır.
Gereksiz yere yapılan her kilometre, boşa harcanan yakıttır. Filo araçlarının en kısa ve en verimli yolu izlemesi, akaryakıt tasarrufu için şarttır.
Bir müşteriden acil bir istek geldiğini düşünün. Elinizde sahada dolaşan on satış elemanı var. Hangisi o anda müşteriye en yakın? Bunu bilmezseniz, belki de en uzaktaki kişiyi o işe gönderirsiniz. Araç takip sistemi harita üstünde tüm ekibinizin yerini size canlı gösterir. Müşterinin adresine en yakın personeli seçer, onu adrese yönlendirirsiniz. Bu, hem zamandan hem de yakıttan büyük kazanç demektir.
Dağıtım yapan araçlar için rota planlaması çok önemlidir. Sistem, bir sürücünün gün içinde uğraması gereken 20 farklı noktayı en mantıklı sıraya dizebilir. Araç, en az kilometreyi yaparak bütün teslimatlarını bitirir. Sürücünün yolu kaybetmesi, yanlış adrese gitmesi gibi durumlar da ortadan kalkar.
Özellikle büyük şehirlerde çalışıyorsanız, trafik en büyük maliyet kalemlerinden biridir. Trafikte sıkışıp kalmak, dur-kalk yapmak veya rölantide beklemek (bkz. Madde 1) muazzam bir yakıt israfıdır.
Modern araç takip sistemi çözümleri, canlı trafik bilgilerini de alır. Sürücüyü sıkışık yollara girmeden önce uyarır. Alternatif, daha akıcı güzergahlara yönlendirir. Müşteriye daha hızlı ulaşmak, aynı zamanda yakıt tüketimini de düşürür. Bu durum, müşteri memnuniyetini de artıran bir yan fayda sağlar.
Şirket arabası, şirketin işleri içindir. Ancak bazen sürücüler, aracı kişisel işleri için de gezdirebilir. Hafta sonu aile gezmesi, akşam arkadaş ziyaretleri veya tatil yolculukları gibi. Bu durum, şirketin yakıtını, aracın ömrünü ve bakım bütçesini tüketir.
Bu izinsiz kullanımlar, sadece yakıt faturasını kabartmakla kalmaz. Çok daha ciddi bir risk taşır. Mesai dışında, kişisel bir gezi sırasında kaza olursa, şirket büyük bir yasal sorumluluk altına girer. Sigorta şirketleri bu durumda ödeme yapmayı reddedebilir.
Araç takip sistemi ile 'coğrafi çit' (Geofencing) kurabilirsiniz. Bu, harita üstünde sanal bir alan çizmektir. Aracın normalde çalışması gereken bölgeyi (ilçeyi, şehri veya belirli bir güzergahı) tanımlarsınız.
Araç, mesai saatleri bittikten sonra bu tanımlı alanın dışına çıkarsa, yöneticiye anında bir uyarı mesajı gider. Veya aracın pazar günü çalıştırılması durumunda hemen haberiniz olur. Bu, kötü niyet olmasa bile güçlü bir caydırıcılık yaratır. Hiç kimse "Pazar günü arabayla neredeydin?" sorusuna muhatap olmak istemez. Bu denetim, şirket malının korunmasına doğrudan yardım eder.
Bu cihazları araçlara taktırmak, tasarrufun ilk adımıdır. Ancak tek başına yeterli değildir. Gerçek akaryakıt tasarrufu, sistemden gelen verileri okumak, yorumlamak ve bu bilgilere göre harekete geçmekle başlar.
Sürücülerle konuşmak, onları eğitmek bu işin en önemli parçasıdır. Çoğu şoför, arabayı bilerek kötü sürmez. Sadece bazı küçük alışkanlıkların ay sonunda faturaya ne kadar ağır yansıdığını fark etmez. Rölantide beklemenin, sert gaza basmanın veya 10 kilometre daha hızlı gitmenin maliyetini somut raporlarda gördüklerinde, onlar da daha dikkatli davranmaya başlar.
Araç takip sistemi bir denetim mekanizmasıdır. Aynı zamanda sürücüler için bir korumadır. Haksız bir suçlamayla karşılaştıklarında (hız yaptın, müşteriye geç gittin vb.) sistem kayıtları onların haklılığını kanıtlar. Kaza anında tam yerlerini bildirir. Bu düzenekler, şirketin bütçesini korurken, en değerli varlığı olan çalışanlarının da güvenliğini artırır. Doğru yönetildiğinde, bu sistemler maliyetleri düşürür ve işlerin verimini yükseltir.